"Neyin kafasındasın?" diye soruyorum bazen kendi kendime. "Niye bu kadar saçmalamak için çabalıyorsun? Neden ki bu kadar can sıkıntın?"
"Rahat bırak beni." diye cevap veriyorum sonra. "Bak, seni meşgul tutuyorum."
Sıkça kendi kendime konuşuyorum. Yüksek sesle de konuşuyorum. Kendi kendine konuşanlara deli denir klişesine inanmıyorum. Kimse yokken yanımda konuşuyorum. Bazen kimse varken de konuşuyorum. Bazen kimse var oluyor, nasıl var olduğuna şaşıyorum. "Kimsesin sen", diyorum.
"Ding an sich gibi bir şeyim." diyor o da bana. Bakıyorum bakıyorum. Göremiyorum sanki. Var olduğunu da bilmiyorum da, kimse "ben geldim" diyor. "Nasıl?", diyorum ,"kimse yok ki?" "Aman sana ne, kimse kim." diyor o da.
Neyin kafasındayım bilmiyorum.
Ama güzel bir kafam var. Güle güle kullanıyorum.
Geçen çeviri yaptım filan demiştim.
Şimdi bölüm spoilerı vermek gibi olmasın ama, Modern Family’de Lily fuck diyip duruyor.
Babaları da belki yanlış anladık, belki yuck dedi, duck dedi, truck dedi filan diye konuşuyorlar.
Şimdi benim bunu ördek gibi çevirmem, olayı anlamından saptıracaktı. Bilmiyorum ördekle uyuşan küfür var mı. Her neyse ben de bunları, silik, sidik, sinik gibi en azından “sikik” kelimesiyle uyuşsun diye çevirdim.
Neyse burada bir sorun yok da, bölümün ilerleyen yerlerinde Lily’ye o söylediğin f-word filan diyorlar. O da, flower, fruit diyor. Ben şimdi o söylediğin s’le başlayan kelime diyip bir de üstüne çiçek, meyve desem, çok komik olmayacak mı lan? Hayır de bunu sen bi bana.
Götün teki, pardon çiçeğin teki bana demiş ki, flower saksı demek değil, fruit sakız demek değil. Lan meyve! O kadar lafı çevirmişim, sence fruit ile flower ne demek bilemeyecek miyim, ördek!
Gerçekten üzülüyorum böyleleri için ya. Daha izledikleri şeyin contextini anlayamayıp artizlik yapmaya çalışıyorlar. Çok biliyorsun madem, git altyazısız izle kamyon.
Ördek lafını da tuttum bu arada. Bundan sonra küfredecek olursam ördek diyeceğim.