Şimdi normalde böyle kıyaslamalara girmemeye çalışıyorum ama, arkadaş bunlar kadınsa, yok yok bunlar insansa biz neyiz lan?

Şimdi normalde böyle kıyaslamalara girmemeye çalışıyorum ama, arkadaş bunlar kadınsa, yok yok bunlar insansa biz neyiz lan?

 

İki yıl falan çaldım ben bu mükemmelliği. Henüz Türkiye’deyken yani. Yaklaşık bir yıl da ayrıyız kendisiyle.
Çok özlüyorum.

Hiçbir zaman çok iyi çello çalan birisi olmadım, ama çello çalarken, özellikle de elimden artık yavaş yavaş bir şeyler çıkmaya başladığı zamanlarda ne kadar keyif aldığımı hatırlıyorum çalmaktan. Sanki ben arşeyi çektikçe içimden bir şeyler böyle erircesine dökülüyordu bir yerlere.

Getiremedim Almanya’ya, uçağa almıyorlar, bagaja veremezsin, bilet alacaksın diyorlar illa. İstedikleri ucuz bir şey değil ki, bizi ayırmaya çalışıyorlar. :(

Jacqueline du Pré’nin Beethoven sonatlarını dinlerken benim de çalmaya teşebbüs ettiğim bir parça çıktı karşıma. İnsan ezilip büzülüyor tabii, böyle mükemmel bir insanın elinden çıkan şeyle kendini kıyaslayınca.

Ama o geçirdiğim zamanın sonlarına doğru, hocam bir arkadaşını ayarlayıp piyano eşlikli çalmamı sağlamıştı. Bilmiyorum, şimdiye kadar yaptığım en güzel şeylerden biriydi sanırım. Onu da kameraya kaydetmişlerdi hatta, ama bana hiç ulaştırmadılar, bilmiyorum.

Belki birçok insandan daha çok özlüyorum kendisini. Düşündükçe ağlayacak gibi oluyorum. Sabah sabah ne gereği vardı ki şimdi…

 
theme by iemai